Orhan Kuş

                                                                 
                                     
  
28 Şubat ve diğer ihtilallerin götürdükleri;
 
 
 
Türkiye,son günlerde 28 Şubat darbesi ile meşguldür.28  
 
Şubat darbesinin envanterine kısaca bir bakalım;
 
Müslümanlara dayak atılan sopanın adına laiklik,
 
denmiştir.1960,1980,28 şubatın ihtilal gerekçesi bu sopa ile
 
Müslümanlara dayak atmaktır.Aslen yapılanların ana
 
kaynağında medeniyetler savaşının olduğu,açık ve nettir.
 
Bundan dolayıdır ki, bazı Anadolu evlatları paşalık
 
yerine,maşalık yapmayı tercih etmişlerdir.On beş yılda,150
 
yıl gerileyen dünya yıldızı ülkemizde;
 
 
-Önce ahlak ve maneviyat ilkesi ile hareket eden Milli
 
Selamet ve Refah Partisi bahane edilerek,ahlak ve
 
maneviyat yozlaştırılmıştır.Dini değerlerimizle alay
 
edilmiştir.Maddi ve manevi kalkınma darbesi yapılmıştır.
 
 
-Ağır sanayi hamlesi ile işsizlik önlenecek,sanayi üretimi
 
artacak olmasına rağmen,sanayi üretimi yok edilmiş,işsizler
 
ordusu ortaya çıkmıştır.Savunma sanayimiz dışa bağımlı
 
olmaktan kurtulamamıştır.
 
 
-Cumhuriyet tarihinde ilk defa denk bütçe yapılmış olmasına
 
rağmen,28 şubat sonrası gelenler bir daha denk bütçenin
 
adını bile ağızlarına alamamışlardır.
 
 
-Sendikalar ve işçi hakları tamamen yok edilmiştir.İşçi ve
 
işveren hakları tamamen kapitalist sömürü sistemine göre
 
yürürlüğe koyulmuştur.
 
 
-İşveren sendikaları 28 şubata destek vermiş olmalarına
 
rağmen,kendilerini kullandırmışlar hala borç batağı
 
içinde,yarınlarından endişeli bir şekilde,ürettiklerini
 
faizcilere,vergi dairelerine taşımaya yetiştiremez hale
 
gelmişlerdir.
 
 
-54.hükümet rantiyenin hortumunu kesmiş,faizcilere giden
 
kaynakları halka vermişti.Bu gün,milletin kaynakları İslamcı
 
görünümüne bürünenlerce hortumlanmaktadır.
 
 
-1980 ihtilali ,28 şubat darbesi paşaları,emperyalizmin
 
maşaları olmasalardı,bu gün maşa değil hala paşa
 
olacaklardı.Ordumuza kan kaybettirilmiş,güven zedelenmesi
 
yaşatılmıştır.
 
 
-28 şubat olmasaydı,esnaf ve sanatkar faiz ve vergiye
 
çalışmayacak,emeğini, hakkını evine götürecekti.
 
Misalen,Sivrihisar caddesinde 30 tane kiralık boş işyeri
 
olmayacaktı.
 
 
-28 şubat olmasa,batı 20.haçlı seferlerini yapamayacaktı.D8
 
islam ülkeleri dünyada denge unsuru olacaktı. Her
 
istediğimiz ülkeyi işgal ederiz anlayışı yaşanmayacaktı.
 
 
- Üreten çalışkan bir millet,üretemez ve tüketim toplumu
 
haline getirilemeyecekti.Çiftçi,köylü,üretici hakkını
 
alacak,emeği sömürülmeyecekti.
 
 
-1980 ihtilali ile 170 ton altınımız ,28 şubat ile 300 milyar
 
dolar servetimiz kaybolmayacaktı.Dipçik kuvveti ile
 
hazinemiz,dolayısıyla cebimiz boşaltılamayacaktı.
 
 
-Doğu ve güney doğu sahipsiz bırakılarak,köyden kente
 
zorunlu göçe meydan verilmiş,işsizlik ve yoksulluk, terör,
 
kapkaç,kaçakçılık ve faili meçhulleri doğurmuştur.
 
 
Cumhuriyet tarihinde partisi en çok kapatılan lider olan
 
rahmetlik,Prof.Dr.Necmettin Erbakan hocamız bütün bu
 
olumsuzluklara rağmen,iki cihan saadetinin herkese gerekli
 
olduğunu savunmuştur.Huzur ve selamet kendi öz
 
değerlerimiz ile gerçekleşeceğini ispatlamıştır.Siyonizme
 
taşeron olmanın, bize yarar değil zarar vereceğini her zaman
 
ve her yerde korkusuzca savunmuştur.
 
 
Ne 80 ihtilali,ne 28 şubat ülkemize fayda  
 
vermemiştir.Hatalar işlenmiş,çok insanların zulme
 
uğramasına sebep olmuştur.Yapılacak tek
 
şey,hatalardan bir an önce geri dönmek,canla başla Milli
 
Görüşe sarılmak ve sahip olmaktan başka kurtuluşumuz
 
yoktur.
  
  
  
  
 15/nisan/2012 
  
Orhan Kuş  
     SP Eskişehir tanıtma bşk.
 ___________________________________________________
  
                                                ÇARE ( SİZ ) SİNİZ
 
        Bu kelimeyi herkes istediği yerinden tutabilir.Nasıl ki yeteneksizsiniz Türkiye adlı program haftalarca sürmüşse, Çare-SİZ-siniz ile de sahifeler dolusu yazı yazılabilir.
           Gerçekten de çaresiz kalmak,çare aramak,çarenin nerede olduğunu bulamamak, belki de çarenin kendisinde olduğunu hissedememek,acziyet içinde olmak ne kadar zordur.Herkesin başından geçen değişik özel olayları elbette vardır.
       Bir reklam filmi ”kontrolsüz güç güç değildir” diyordu.Bütün gücün elinde olduğuna inanan insan,belki bir gün naçar düştüğünde dünyanın sonunun geldiğini düşünebilir.
          Veya hiç beklemediği anda,olumsuz görünen işi hallolduğunda dünyalar onun olur.Bu heyecan, yaşamaya ve hayata tutunmaya, yeniden bakışı canlandırır.
           İkinci bir kişinin yardımında bulunduğunda,karşısında bulunana ilaç gibi geldiğinde, çare olabilmenin mutluluğunu yaşamak,insana doyumsuz haz yaşatır.Öyle ki bütün yorgunluğunu  unutturur  insana.
              Çare bazen siz olabilirsiniz.İyilik yap,denize at,balık bilmezse Halik bilir,demiyor muyuz. İyilik yapınca,hemen karşılığını beklemek yazmamalı bizim defterimizde.Yapılan birçok işlerin ve amellerimizin karşılığını ahirete havale etmiyor muyuz?Sizin en hayırlınız,insanlara faydalı olanınızdır,diyen Peygamberin ümmetiyiz.Batılıların karşılıksız yapılan bu yardımlaşmaları, tasavvur etmesi  mümkün değildir.Çünkü onun medeniyetinde, iyilik yapmadan önce karşılığını almalıdır.Bizde ise bir çok amel,karşılıksızdır.Önce insan kazanacak,sonra size kazandıracak,yani Kazandır,kazandır kazan sistemi olmalıdır.Bir çok karşılık Allah’tan beklenir.Tebessümle bakmak,güler yüzle selam vermek,sadaka vermek gibidir bizim inancımızda.
              Çaresiz,olabilirsiniz.Çaresiz kalabilirsiniz,belki karşınızdaki,sizden çok şey beklemeyebilir,sadece güler yüzle tebessüm etmeniz de mi zor bir şey?Cevap verirken azarlamanıza gerek var mı?
              Ama yine de Çare-siz-siniz.Nefislerine zulüm eden insanoğlu,yardımı ciğeri on para etmezlerden isterde,Yaradan’ından istemezse,Rehber gönderdiği Güllerin Efendisine bakmazda gargaları kendisine rehber edinirse,başımızın leşten kurtulamayacağı ortadadır.Yine de çare bizim istememize kalıyor.Kendimize çare yine kendimiz,bizler olmalıyız.
              Ecdadımızdan,büyüklerimizden hem ibret,hem kuvvet alacağız.Onları hem anlamak hem de anmak zorundayız.Son yüzyılın lideri rahmetlik Prof.Dr.Necmettin Erbakan,hayatında karşısına çıkan olumsuzlukları,her türlü şarta rağmen olumlu bakan,olmaz diye bir kelimeyi hayatından silen liderdi.Çaresizlere çare olmak,çare siz olmalısınız diyerek,insanlığın kurtuluşuna çare olmamızı devamlı telkin etmiştir.         
             Hocamızı,aramızdan ayrılışının birinci yılı sebebiyle yeniden rahmetle anıyoruz. Gerçekten anmak ve anlamak ise ancak Milli Görüş hareketinin iktidarı ile mümkün olacağı unutulmamalıdır.Varlığımızın,bütünlüğümüzde olduğunu idrak etmeliyiz.Müslümanlar biri birlerine yaşama hakkı vermedikten sonra,haçlıların ve siyonistlerin bizlere yaşama hakkı tanımayacağını artık görmeliyiz.
     Çare-siz-siniz,koşunuz,7,5 milyarlık insanlık alemi sizden çare bekliyor.
     Sayfanızın hayırlara vesile olmasını diliyorum.Selam ve dualarımla.
     
                                                                                       18/mart/2012
                                                                                      Orhan Kuş    
                                                                              SP Eskişehir tanıtma bşk.   

 


Yorumlar - Yorum Yaz


 

Saat
Takvim
Hava Durumu
Anlık
Yarın
28° 10°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam9
Toplam Ziyaret232944